5/10/2008 - İNTİHAR
 İNTİHAR
Karanlık bir sokağın çıkmazındayım şimdi Bir körebe oyunundan geriye kalan Yalnızlığın sen halini topluyorum gözyaşlarımdan Ellerin kanıyor dolu dizgin Adın gelip dururken dilimin ucuna Kilit vuruluyor dudaklarımın ağıdına Konuşamıyorum Ömrümün gardiyanı Sesime ipotek mi koydun da haykıramadım Söyle Kaldırımlardan toplarken gölgeleri Her gelip geçene sen diye bakıyorum Nevrim dönüyor Kendimi vurmaya çalışıyorum Iskalıyorum Lanet ediyorum kahır dolu sabahlara Şafağı alıp kafese kapatıyor Güneşe bir çelme takıp, düşürüyorum yüzükoyun Gündüzlerin karartma saatlerinde Durup durup seni hatırlıyorum Darlanıyor içim Soluklanamıyorum Kaybettim aklımı, akılsızlığın en koyu anında Küllerinden doğan bir Anka misali Doğrulmak istedikçe ocağında Alevler kaplamış tüm yolları Doğamıyorum Eşkiya tutmuş caddeleri, sokakları Bir siren sesi yankılanıyor kulaklarımda Depremler oluyor beynimin tüm hücrelerinde Bir yumruk gelip tıkanıyor boğazıma Yutkunamıyorum Hadi, beni bir zindana kapa Prangalar vur ayaklarımın en sağlam duruşuna Bensizliği rehin alsın duyguların Sensizlik kanyonunda kendimi arıyorum Bulamıyorum Yüreğimde çoğul bir yalnızlık yankılanırken Son vapur da uzaklaşıyor limandan Kalanlara inat çığlık çığlığa Susuyorum Oysa deli dolu yaşamıştık biz bu aşkı Bir kibrit çaktım hayatımın orta yerine Ve... Vebalim kaldı boynunda Ölüyorum Eylül GÖKDEMİR/06.10.2008
|