10/10/2008 - HÜZNÜN ÇIĞLIKLARI

Ayaklarım sonbaharın akıttığı gözyaşlarını çiğnerken Adımlarım aman vermez bir göç hazırlığında Hasrete beş kala durmuş saatler
Beynimin ortasında şimşekler dansediyor Gözlerimdeki yıldırımlarla yarışırcasına Kıyamete son dakika diyor zaman
Kulaklarımda sağır eden bir uğultu Hiç durmadan beni çağırıyor sonsuzluğa Dudaklarımda ecelin yumuşak öpücüğü
Şimdi hüznü intihar ediyorum yüreğimde Korkma dokun bana Kimsesizliğin misafirliği var ömrümde
Ne seninle olabildi bu can Ne de sensizliğe alışabildi senelerce Aman vermiyor mesafeler birleşmeye
Bir bütünün iki yarısı olmalıydık belki de Ama iki yarımdan öteye gidilemedi nedense Hep bir yanım yetim diğeri öksüz kaldı sayende
Kaçamak durakların kadersizliğinde yaşandı umutlar Sevda hırsızı diye geçti kayıtlara adın Hiç bir tarifede görünmedi yazgım
İçimde fırtınalarım vardı yaşanası Çılgınlıklarım vardı paha biçilemeyen Depremlerim vardı tüm kötülüklere meydan okuyan
Sen kolayına kaçarken hayatın Hangi köşeden nasıl dönerim diye düşünürken Palavraların ortasına saldın heceleri Toplayıp da yapıştıramadım beyaz bir sayfanın orta yerine
Yalnızlık sevmekle başlarmış öğrendim Hüzünün diğer adı Bile bile lades demekmiş aslında
Sonu olmayan bir aşk hikayesi bu biliyorum Eteğime bulaşan hüznün Çığlıklarını armağan ediyorum sana
Eylül GÖKDEMİR/08.10.2008
|